Sosyal Medya

İnternet kullanıcılarının en fazla vakit geçirdiği mecra hiç şüphe yok ki sosyal medya kanalları. Duygularımızı, düşüncelerimizi, beğenilerimizi ve hatta hayatımızdaki özel anların yer aldığı kareleri bile paylaştığımız sosyal medya, her gün sıklıkla ziyaret ettiğimiz en yakın arkadaşımızdan farksız olmaya başladı. Globalleşen dünyanın en önemli parçası olan teknoloji; hayatımıza hızlı ve anlık iletişimi sağlayan bir sistem getirerek, hepimizi bu sisteme adapte etti. Peki bu sistem bireyler ve kurumlar için vazgeçilmez mi?

Bireysel internet kullanıcıları için oldukça keyifli vakit geçirmeyi sağlayan sosyal medya kanalları; bireyin, mevcut ve potansiyel arkadaşlarıyla iletişimini en hızlı ve en ekonomik şekilde sağlayan, bunun yanı sıra dünyadaki gelişmeleri birçok farklı kaynaktan takip edebilme olanağı sunan çok yararlı bir kaynak olarak gösterilebilir. Bireysel kullanıcılar için vakit geçirmek, arkadaşlarıyla iletişimde kalmak, dünyadaki gelişmeleri takip etmek olarak sıralanabilecek sosyal medya avantajları; markalar için oldukça farklı avantajlara sahip. Artık neredeyse yeni bir satış kanalı olarak görülen sosyal medya, markaların müşterileriyle birebir iletişimleri ve satış – pazarlama kampanyaları için bulunmaz nimet. Sosyal medya kanalları ile dünya ülkelerindeki tüm müşterilerinin soru ve isteklerine en hızlı şekilde ulaşabilen markalar, müşteri hizmetleri konusunda daha iyi hizmet verebilmek, reklam kampanyalarını aynı anda ve en hızlı şekilde müşterilerine ulaştırabilmek gibi avantajlara sahip oluyor. Doğru ve planlı bir şekilde yürütülen sosyal medya stratejileri ile markalar, internet dünyasında adından başarılı bir şekilde bahsettirebiliyor. Televizyon ya da açık hava reklamları gibi monolog bir reklam anlayışı yerine, müşterileriyle anlık ve samimi bir iletişim gerçekleştirmeyi sağlayan internet reklamları markalar için vazgeçilmez bir reklam mecrası olmaya başladı. İnternet reklamlarından en fazla verim alınan alan ise soysal medya olduğu için markaların sosyal medya üzerinden gerçekleştirdiği tüm reklam, satış ve pazarlama kampanyaları, marka adına büyük önem taşıyor. Facebook, Twitter, Instagram ve Youtube gibi milyonlarca kullanıcıya sahip sosyal medya kanalları, bireysel iletişimi sağlamak için başlattıkları sistemlerini internet reklamlarıyla harmanladıkları için şu an markalar için vazgeçilmez bir konumdadır. Bireysel kullanıcılara göre sosyal medyada daha fazla avantaja sahip olan markalar, bu avantajı doğru stratejiyle birleştirip internet kullanıcılarının karşısına çıktıklarında markaları için en sadık müşterileri yaratmış olurlar. Bu açıdan bireysel kullanıcılara da avantaj sağlayan sosyal medya; kullanıcının müşterisi olduğu markalardan anında haber alması, merak ettiği sorulara hızlıca yanıt bulması ve yapılan yorumlara göre kendi için en uygun olanı tercih etmesi gibi önemli detaylar sunuyor.

Hayatımızın en önemli parçası haline gelmeye başlayan, hem bireysel hem de kurumsal kullanıcı hesapları için birbirinden güzel avantajlara sahip olan sosyal medya kanallarından vazgeçmek tabi ki mümkündür fakat bu vazgeçiş birçok avantajı da beraberinde götürecektir. İşte bu yüzden hem Türkiye’deki hem de diğer dünya ülkelerindeki bireysel ve kurumsal internet kullanıcıları sosyal medyadan vazgeçemiyor.

Sosyal Medyanın Reklamlara Etkisi

İnternet kullanıcılarının en çok vakit geçirdiği mecralardan olan sosyal ağların, reklam faaliyetleri için yapılan çalışmalara nasıl etki ettiğini sizler için araştırdım. İnternet kullanıcılarının sosyal medya verilerine baktığımız zaman, bu mecralarda ne kadar süre harcandığını görebiliriz. Örneğin dünya genelinde Facebook kullanıcılarının bir günde harcadığı toplam zaman 5 milyarken, yine bir günlük istatistiğe göre Youtube’da izlenen video sayısı 100 milyon.

İnternetin en etkili ve en çok zaman geçirilen kısmı sosyal ağlar, binlerce hatta milyonlarca insana aynı anda ulaşabilen ve bilgiye en hızlı şekilde ulaştırabilen bir alan olduğu için reklam çalışmaları üzerinde de oldukça etkili. Birçok firma, müşterilerine ya da potansiyel müşterilerine ekonomik ve hızlı bir şekilde ulaşma yöntemi olarak sosyal medyayı kullanıyor. Kampanyanın bir parçası olan reklam filmi önce Youtube üzerinden internet seyircisiyle buluşturulup daha sonra da diğer sosyal ağlarda yayılması sağlanıyor. Bu durumla Turkcell’in son reklam kampanyasında karşılaşmıştık: Turkcell’lioğulları adı verilen kampanyanın reklam filmi önce Youtube sayesinde izleyicilerle buluştu daha sonra Twitter’da reklam filminin konusu üzerine hashtagler oluşturuldu ve en son olarak televizyon kanallarında yayınlanmaya başlandı. Ülkemizde internetin bu kadar gelişmediği yıllarda da, firmalar reklam yapar ve hedef kitleye ulaştırmaya çalışırlardı fakat yapılan işler bu kadar hızlı yayılmazdı. Televizyon, gazete ya da radyo gibi kitle iletişim kanalları üzerinden yapılan reklamlar hızlı geri dönüşler aldıramadığı gibi yüksek maliyetlere de sebep oluğu için reklam ve tanıtım faaliyetleri için öncelikli olarak akla gelen ilk mecra internet olmaya başladı. Artık neredeyse tüm firmalar, internetin gücünü kendilerine faydalı bir şekilde kullanıyor. Sadece firmalar ya da şirketler değil, siyaset kurumu bile internet dünyasıyla içli dışlı olmak üzere. Siyasi partiler yaptıkları etkinlikleri, gerçekleştirmek istedikleri işleri bu mecra sayesinde halkla buluşturuyor. Geleneksel medyanın aksine oldukça ekonomik ve hızlı olan internet reklam, artık markaların bilinirliği ve tanınırlığını en çok artıran güç. Sosyal ağ devi olarak bilinen Facebook üzerinden yapılan bir reklam bile binlerce kullanıcıya ulaşarak; firmanın satış grafiğini yükseltmeye yetiyorsa, yapılan reklamlar hem ekonomik hem de en iyi geri dönüşleri aldırıyorsa, akıllı reklam yatırımı yapmak isteyen herkesin tek bir alternatifi kalıyor: sosyal medya reklamları.

Facebook reklamları, Twitter hashtagleri, Youtube videoları derken bir de bakıyoruz ki; reklam ve tanıtım faaliyetine girmiş olan firma, sosyal medyanın tüm ağlarını kullanarak bize kendini gösteriyor. Geleneksel medyanın alışılagelmiş reklam modellerini yıkıp kendi reklam modellerini bize sunan internet reklamları, sosyal medyanın gücüyle firmaları istenilen hedefe ulaştırmada en büyük güç olmaya devam ediyor.

Sosyal Ağların Markalara Etkisi

Firmalar, birçok kitle iletişim aracı olmasına rağmen artık kendilerini internet üzerinden markalaştırıyor. Tabi ki interneti en verimli kullanmanın yöntemi de, milyonlarca insana ulaşabildiğiniz sosyal ağlar oluyor. Dünyada ve ülkemizde milyonlarca üyesi olan Facebook, Twitter, Google+ gibi sosyal ağ kanalları; markaların kampanyalarından, hizmetlerinden ve ürünlerinden haberdar olmamızı sağlayan en kapsamlı iletişim yöntemi olma yolunda hızla ilerliyor.

Geleneksel kitle iletişim yöntemleriyle yapılan reklam modellerinin yerini artık sosyal ağlar üzerinden yapılan reklamlar almaya başladı. Dijital medya olarak adlandırılan bu mecra, hem iletişim hızıyla hem de ekonomik oluşuyla en çok tercih edilen reklam modeli olma yolunda. Bu durumu kendine fırsat olarak gören firmalar markalaşma sürecine girerken, iyi değerlendiremeyen firmalar ise gerileme ya da yok olma süreci yaşıyorlar. Peki markalar için bulunmaz fırsat olarak görülen dijital medya nasıl kullanılır? İşte bu aşamada halkla ilişkilercilere çok büyük görevler düşmekte. Geleneksel medyada yapıldığı gibi önce hedef kitle belirleniyor, kampanya geliştiriliyor ve sonuç gözlemleniyor fakat dijital medyada, geri dönüşüm süreci daha hızlı gözlemlenebildiği için, anında diyaloğa girilip müşteri memnuniyeti daha hızlı sağlanabiliyor.

Markalaşmak ya da markasının sürekliliğini sağlamak isteyen firmalar için bu durumu örnekleyerek anlatmaya çalışalım.

Büyük markaların sosyal ağlar üzerinden yaptığı kampanyalardan biri Burger King’e aitti: “Whopper Sacrifice” adıyla Facebook üzerinden yayınlanmaya başlayan kampanya, çok ses getirmişti. Kampanyadaki temel fikir, ilginç ve bir o kadar da dikkat çekiciydi: Facebook kullanıcıları listelerindeki 10 arkadaşını silerek, bedava ‘Whopper’ kazanacaklardı. Bu durum bir bakıma Facebook kullanıcılarını da rahat ettirecek bir yöntemdi aslında. Yıllardır görüşmediği hatta hiçbir ortak noktası olmadığı arkadaşlarını silmekten çekinen kullanıcılar bu durumu fırsat bilerek, listelerindeki 10 kişiyi Burger King’in herkesçe bilinen Whopper barbeküsüne atarak, sildiler. Uygulama sonucunda 20.000 arkadaş bedava Whopper için silinmiş olurken, Burger King’in de ne kadar başarılı bir sosyal medya uygulaması geliştirdiği ortaya çıkmış oldu. Binlerce ücretsiz Whopper dağıtan Burger King, aynı zamanda da binlerce kullanıcıya ulaşarak markasının bilinirliğini arttırmış oldu.

Sosyal ağlarda, iyi kurgulanan stratejiler sayesinde firmaların nasıl markalaştığını gösterebilmek adına sizlerle paylaştığım bu örnek; doğru zamanda, doğru kitleye uygulandığı için bu başarıyı göstermiştir.

Markalaşmak isteyen ya da markasının bilinirliliğini arttırmak isteyen tüm firmaların önce doğru stratejiyi belirlemesi daha sonra da bu stratejiyi uygulayacak doğru zamanı bulması gerekmektedir. Çok avantajlı görülen sosyal ağ tanıtımları doğru yapılmazsa, markaların yok olma sürecine girmesine bile neden olabilir. Bu durumları göz önüne alarak firmanızın markalaşma sürecini lehinize ya da aleyhinize çevirmek sizin elinizde.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir